Çalışan Mutluluğu

KARACİĞERİ İLE BİLE GÜLÜMSEYEN ÇALIŞANLAR ve SOSYAL SORUMULUK

Gülümseyen; hem yüzüyle, hem kalbiyle, hem beyniyle hatta karaciğeri ile bile gülümseyen çalışanlar…

İşte bu çalışanlar; kurumsal sadakati olan, mutlu, motive ve çevresine de bu güzel enerjiyi yayan çalışanlar, kurumunu kendi kurumu gibi görüp, temsil eder. Mutlu çalışanlar verimli iş sonuçlarının, güzel bir şirket imajının, yüksek performansın, uzun süreli çalışanların, gerçekçi hedefler ve doğru aksiyonlar ile sadık müşterilerin ve başarı grafiğinin yükselme garantisidir.

Bu garantinin bilincinde olan firmalar artık bu konuya oldukça yüksek bütçeler ayırıyorlar. Yüksek bütçe ve büyük planlar çok güzel bir gelişme olmakla birlikte, beraberinde yönetilmesi gereken sürecin önemini de arttırmaktadır. Çalışan Memnuniyeti Yönetimi Süreci iyi yönetilmediği zaman çok iyi niyetle alınan bazı aksiyonlar, maalesef memnuniyet değil, tersine memnuniyetsizlik yaratıyorlar ve başarısızlık hikayelerine dönüşüyorlar.

Nasıl bir memnuniyet ölçümü yöntemi hazırlasak? Nasıl doğru verileri alırız? Bunun için nerelerden destek alsak? Ölçüm sonuçlarının ne kadarını, hangi çalışanlar ile paylaşalım? Verileri nasıl analiz edelim? Çıkan analize göre ne gibi aksiyon planları gerçekleştirelim? Aksiyon planlarımızı çalışanlar ile paylaşalım mı? Bunlar gibi birçok soru her kuruma özel olarak cevaplanarak, bir çözüm uygulanmalıdır.

  • Yüksek maaşlar,
  • Yüksek prim oranları,
  • Feng shui’ ye uygun döşenmiş ofisler,
  • İlgi çekici kariyer olanakları,
  • Yoga seansları,
  • Dans dersleri,
  • Pasta yapımı kursları,
  • Geleneksel piknikler,
  • Tekne gezileri,
  • Outdoor aktiviteler,
  • Şirket içindeki konsept kahve evleri,
  • Esnek çalışma alternatifleri

 

Birçok farklı konuda çalışmalar yapılıyor yine de bazı şeyler eksik mi kalıyor?

Sanırım bu sorunun cevabı Kelly Services tarafından yapılan çalışan memnuniyeti araştırmasında Türkiye’nin 28 ülke arasında 26. olması olarak verilebilir.

Birçok insan hayatında bir kez dahi olsa yoga dersi almayı çok ister ve önemserken, sizin çalışanınız yoga eğitmenini beğenmeyebilir.

Tekne gezisi yaparsınız, tekneyi küçük bulur, içecekleri beğenmeyebilir.

En güzel yerde yılbaşı yemeği planlarsınız, bir grup çalan türk sanat müziğini beğenmez, çünkü onlar jazz seviyordur. Bir dahaki yemeğinizi, jazz çalan bir yerde yaparsınız, Bu sefer eğlenceli olmadı, pop mu olsaydı diyen bir grup çıkar.

En güzel etkinliği de yapsanız, mutlaka bazı kişilerin zevkine uygun olmayan şeyler olabilir. Her kişinin zevkine uygun etkinlikler yapmak da genel olarak hem yüksek bütçe hem de yüksek bir tempo ve emek ister. Çok zordur bu işler çok…

İnsanların mutlu olması üzerine yüzyıllardır yazılıp, çizilmeyen, söylenmeyen ne kaldı? Bilim adamları, filozoflar hep bunun üzerine kafa yordu. Benim çok önemsediğim bir konu insanların sürekli sadece daha iyi ve daha güzeli görerek mutlu olamaması. Yani hayatından memnun, sahip olduklarından mutluluk duyan, sahip olduğunun değerini bilen ve bunun tadını çıkaran bir insandan mutlu bir insan olabilir mi?

Yoksa biz çalışan memnuniyetini etkileyen faktörleri bilmiyor muyuz?

Çalışan memnuniyeti ve sosyal sorumluluk projelerinin etkileşimi işte burada bu yüzden ve birçok farklı yönü ile çok önemli.

Sosyal sorumluluk bilincine, toplumsal duyarlılığa ve belli bir kişisel kaliteye sahip çalışanlar iş seçimlerini de bu konuda duyarlılıklarını gösteren firmalardan seçmeye özen gösteriyor.

Bir başka yön olarak da çalışan memnuniyetini arttırıp, bireyler arası iletişimin geliştirilmesi konusunda çok önemi katkılar sağlıyor.

Çok küçük bir örnek olarak çocuk esirgeme kurumunda yılbaşı öncesi yaptığımız bir etkinlikten bahsetmek isterim. Hem yılbaşı hediyeleri hem de birçok yılbaşı süsü ile birlikte gittik oraya. Hem onlar ile oyun oynadık hem yılbaşı ağacı süsledik hem de hediyelerini dağıttık ve muhabbet ettik. Bu etkinlikten çıkışta herkes gerçekten çok mutluydu.

Neden mi?

Farklı nedenler var tabi ama bazı paylaşımlar şöyleydi:

  • Bugün işte sinirlendiğim şeyin ne kadar saçma olduğunu bu çocuklar ile oyun oynarken anladım. Çok basit bir şekilde çözülebilecek bir konuyu ben de muhasebedeki arkadaşımda büyüttük.
  • Hayatım da şikayet ettiğim küçük şeylere sahip olmayı ne kadar çok isteyecek insanlar var. Sahip olduğum her şeyin değerini bilmeliyim.
  • Mutlu olmam gereken o kadar çok şeye sahip olmama rağmen, sahip olmadıklarıma odaklanıp mutsuz oluyormuşum. Oysa sahip olduğum şeyler o kadar çokmuş ve bunun farkında değilmişim ki…
  • Sanırım hiçbir beklentim olmadan birine yardım etmeyi son zamanlarda unutmuşum. Bu bana öyle iyi hissettirdi ki, insan olduğumu hatırladım. Hiçbir beklentim olmadan, sadece iyilik yapmak, sadece yardım etmek için bir şeyler yapmanın insanı insan yapan şey olduğunu hatırladım.
  • Gerçekten sadece kendimiz için yaşamamamız gerektiğini, çevremizdeki herkese karşı sorumluluğumuz olduğunu ve bu sorumluluğu yerine getirince, çok daha iyi hissettiğimi hatırladım.
  • En iyi eğitimleri alıp, en iyi kademelere gelebiliyoruz, ama bazen küçücük bir çocuk bize çok şey öğretebiliyor. Bugün bana ailemin ne kadar önemli olduğunu bu küçük çocuklar hatırlattı. Buraya bir daha geleceğim ve ailem ile birlikte gelip, onlar ile muhabbet edeceğiz.
  • Uzun zamandan beri kendimi böyle iyi bir insan olarak hissetmedim. Acı ama gerçek. Bu gece daha mutlu ve huzurlu uyuyacağım.
  • Bugün o çocuklar ile yılbaşı ağacını süslerken çok farklı bir mutluluk hissettim. Bu çok huzurlu, çok içime işleyen, çok gerçek, çok derin bir mutluluktu.

 

Ne dersiniz, belki başlangıçta bu tarz etkinliklere katılım az olabilir. Fakat bu paylaşımlar çoğaldıkça bunun etkisi yayıldıkça, çalışanlar yeni projeler ile gelmeyi bile deneyebilirler.

Share this Post!

About the Author : akademipia


Send a Comment

Your email address will not be published.